1 Mart 2026 Pazar

SOSYAL MEDYADA ANONİM HESAPLARIN YASAKLANMASI: GÜVENLİK Mİ ÖZGÜRLÜK MÜ?

 Süleyman İrvan

Türkiye’de sosyal medya alanına yönelik yeni bir yasal düzenleme hazırlığı kamuoyunda yeni bir tartışmayı başlatacak görünüyor. Düzenleme ile anonim hesapların yasaklanacağı ve kullanıcıların kimlik doğrulamasına tabi tutulacağı yönündeki açıklamalar, düzenlemenin ifade özgürlüğü, dijital mahremiyet ve kamusal tartışma kültürü üzerindeki olası olumsuz etkilerini de değerlendirmemizi gerektiriyor.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı iken 11 Şubat 2026 tarihinde Adalet Bakanlığı’na atanan Akın Gürlek, 14 Şubat’ta A Haber’e verdiği ilk röportajda sosyal medya düzenlemesine ilişkin bir yasa çalışmasının sürdüğünü belirtmiş; sosyal medyada yorum ya da paylaşım yapan kişilerin kimliklerinin doğrulanması gerektiğini ifade etmişti: “Sosyal medya ile ilgili bildiğim kadarıyla bir yasa çalışması var. Sosyal medyada bir şahıs yorum yapacaksa, bir yazı yayımlayacaksa kesinlikle kimliği belli olacak. Kimliği doğrulanmadan, sahte hesapla veya yurtdışından bir fake hesapla bunu yapmayacak. Biliyoruz, itibar suikastları oluyor, herkes itibar suikastına uğruyor. Yargılamayı etkilemeye çalışıyorlar. Bunlar yanlış. Eğer sosyal medyada şahıs bir açıklama yapıyorsa, bir hedef gösteriyorsa o kişinin kimliği belli olduğu için artık onun da cezai sorumluluğu başlayacak. Bu konuda sosyal medyayla ilgili yasa çalışmasına önem veriyorum.” (1.12.00 dakika sonrası)

20 Şubat’ta Hürriyet’ten Hande Fırat’a konuşan ve 26 Şubat’ta da NTV yayınına katılan Adalet Bakanı Akın Gürlek, anonim ve sahte hesapların belirli bir geçiş süreci sonunda kapatılacağını, düzenlemenin 12. Yargı Paketi kapsamında ele alındığını dile getirdi.

Reform mu sansür girişimi mi?

Anonim sosyal medya hesaplarıyla ilgili düzenlemeyi savunan görüşler, dijital kamusal alanın daha güvenli ve hesap verebilir hale getirilmesi gerektiğini vurguluyorlar.

Hürriyet gazetesinde Fulya Soybaş, 27 Şubat 2026 tarihli ve “Sosyal medya düzenlemesi yolda... Anonim hesaplar kapanacak mı” başlıklı yazısında bu düzenlemeyi gündemine aldı ve avukat Mustafa Zafer ile SODİMER Başkanı Prof. Dr. Levent Eraslan’ın görüşlerini aktardı. Sosyal Medya ve Dijital Güvenlik Eğitim Araştırma Derneği (SODİMER) Başkanı Prof. Dr. Levent Eraslan, çalışmaları süren düzenlemeyi, dijital kamusal alanın daha güvenli ve hesap verebilir bir zemine taşınması açısından “reform niteliğinde” olduğunu savundu. Eraslan, “Dijital mecralarda anonim hesaplar üzerinden işlenen hakaret, tehdit ve istismar suçlarının takibi kolaylaşacak. ‘Anonimlik’ zırhına saklanarak yürütülen organize, dezenformasyon faaliyetleri caydırılacak. Siber zorbalıkla mücadelede etkinlik artacak. Dijital vatandaşlık bilinci ve kişisel sorumluluk kültürü güçlenecektir” dedi.

Yasaklama sonrasında bu iddia edilen sonuçlar alınacak mı bilemem ancak anonim hesapların yasaklanması gibi sosyal medya düzenlemelerini ifade özgürlüğü açısından da değerlendirmek zorundayız.

Gerçekten de anonimlik, hukuka aykırı içerik üretimini kolaylaştıran bir zemin oluşturabilmektedir. Kimliğin gizli olması, bazı kullanıcılar açısından cezai yaptırım riskini düşürmekte ve bu durum saldırgan davranışları teşvik edebilmektedir. Bu nedenle düzenlemenin güvenlik perspektifi tamamen temelsiz değildir.

Ancak meseleyi yalnızca güvenlik boyutuyla ele almak doğru değildir.

Birleşmiş Milletler kararı yok sayılıyor

Anonim hesaplar meselesini yalnızca ulusal hukuk bağlamında değil, uluslararası insan hakları hukuku çerçevesinde de değerlendirmek gerekir. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 19 Aralık 2023 tarihli “Dijital teknolojiler bağlamında insan haklarının teşviki ve korunması” başlıklı kararında anonimlik ve güçlü şifreleme araçları, dijital çağda insan haklarının kullanımı açısından önemli araçlar olarak tanımlanmıştır.

Kararın ilgili bölümleri şöyledir:

“Dijital çağda, güçlü şifreleme, takma ad kullanımı ve anonimlik gibi önlemler de dahil olmak üzere, dijital iletişim ve işlemlerin güvenliğini ve gizliliğini sağlamak için teknik çözümlerin, insan haklarının, özellikle de mahremiyet hakkı, düşünce ve ifade özgürlüğü ile barışçıl toplanma ve dernek kurma özgürlüğü haklarının kullanılması için önemli olduğunu vurgulayarak ve üye devletlerin bu tür önlemleri teşvik etmeleri ve internet korsanlığı gibi yasadışı veya keyfi gözetim tekniklerini kullanmaktan kaçınmaları gerektiğini kabul ederek,

……

15) Üye Devletleri, şifreleme ve anonimlik araçları gibi teknolojilerin kullanımına müdahale etmekten ve internet korsanlığı (hackleme) dahil olmak üzere yasadışı veya keyfi gözetim teknikleri kullanmaktan kaçınmaya çağırır.”

Anonim hesapların tümüyle yasaklanması yönündeki bir düzenleme, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası insan hakları standartlarıyla ne ölçüde uyumlu olacaktır? Bu soru, düzenlemenin yaratacağı sorunların ciddi biçimde tartışılmasını gerektirmektedir.

Anonimlik: Ne kadar yaygın ne kadar sorunlu?

Anonim hesapların en görünür olduğu platformlardan biri X’tir. 2025 yılında Türkiye’de yaklaşık 18,5 milyon kullanıcısı olduğu ifade edilen platformda anonim hesapların sayısına ilişkin net bir veri bulunmamaktadır. Ancak geçmiş yıllarda platforma yönelik erişim engellemeleri ve içerik kaldırma talepleri göz önüne alındığında, anonim hesap kullanımın Türkiye’de küresel ortalamanın üzerinde olduğu tahmin edilebilir. Örneğin sadece 2024 yılında 17 bin X hesabının erişime engellendiği ifade edilmişti.

2023 yılında dönemin İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, X platformundaki hesapların yaklaşık yüzde 26’sının bot hesap olduğunu açıklamıştı. Bot hesaplar ile anonim gerçek kullanıcı hesapları aynı kategoriye girmez; ancak kamuoyundaki tartışmalarda çoğu zaman bu iki kavram birbiriyle karıştırılmaktadır.

Yasağın olumlu ve olumsuz yönleri

Anonim hesapların yasaklanmasının muhtemel sonuçlarını olumlu ve olumsuz olmak üzere iki başlık altında değerlendirmek mümkündür.

Anonim hesapların yasaklanmasının hakaret, tehdit, nefret söylemi içeren paylaşımları azaltacağını öngörebiliriz. Kişiler gerçek isimleriyle paylaşım yapacaklarından, açıkça suç oluşturan paylaşımlardan uzak durmaya çalışacaklardır.  Çünkü bu tür paylaşımları yapanların tespiti kolaylaşacaktır. Herhalde beklenen fayda budur.

Ancak daha kritik olan husus, yasağın ifade özgürlüğü üzerindeki caydırıcı etkisi olacaktır. Anonim kalma isteği, özellikle Türkiye gibi demokratik gerileme yaşayan ya da siyasal kutuplaşmanın yoğun olduğu toplumlarda, bireyler için bir “koruyucu zırh” işlevi görebilmektedir. Anonim hesaplar yasaklandığı takdirde muhalif görüşlere sahip bireyler, yaptırım korkusuyla susmayı tercih edebilirler. Kamu yararı taşıyan yolsuzluk, taciz, hukuka aykırı uygulamalar gibi konularda ifşa ve ihbar mekanizmaları zayıflayabilir. Ve elbette otosansür yaygınlaşabilir.

“Caydırıcı etki” kavramı, doğrudan yasak olmasa bile bireylerin potansiyel yaptırım korkusuyla kendilerini sansürlemelerini ifade eder. Anonim hesapların tamamen yasaklanması, bu etkiyi güçlendirme riski taşımaktadır.


SOSYAL MEDYADA ANONİM HESAPLARIN YASAKLANMASI: GÜVENLİK Mİ ÖZGÜRLÜK MÜ?

  Süleyman İrvan Türkiye’de sosyal medya alanına yönelik yeni bir yasal düzenleme hazırlığı kamuoyunda yeni bir tartışmayı başlatacak görünü...