16 Kasım 2024 Cumartesi

Chat GPT ile yapay zekânın gazetecilikte kullanımını konuştuk

Chat GPT seninle yapay zekânın gazetecilikte kullanımına ilişkin bir röportaj yapabilir miyiz?

Tabii ki! Yapay zekânın gazetecilikteki rolü, potansiyeli ve geleceği hakkında konuşmak oldukça ilginç bir konu. Röportaj formatında, soruları bana yönlendirerek başlayabilirsin. Hazırım!

Teşekkür ederim. O halde başlıyorum. Yapay zekâ olarak hangi tür haberleri daha kolay ve insan gazetecilerden daha iyi yapabilirsin?

Rica ederim, sorunuza gelince… Yapay zekâ, bazı haber türlerini daha hızlı ve verimli şekilde üretebilir, çünkü büyük veri setlerini işleyebilme ve tekrarlayan görevleri yerine getirme konusunda oldukça güçlüdür. İşte bu açıdan daha kolay ve etkili olabileceğim bazı haber türleri:

1. Veri Tabanlı ve İstatistiksel Haberler: Yapay zekâ, büyük veri kümesini analiz etmek ve bu verilerden anlamlı sonuçlar çıkarmak konusunda oldukça etkilidir. Örneğin, ekonomi, finans, borsa, spor sonuçları, sağlık verileri gibi alanlarda anında analiz yapıp, sonuçları net bir şekilde sunabilirim. İnsan gazetecilerin bu kadar kısa süre içinde büyük veri yığınlarını inceleyip rapor hazırlamaları oldukça zaman alıcı olabilir. Örnek: Bir borsa endeksinin günlük, haftalık veya aylık performansını özetlemek; anket sonuçlarını analiz etmek.

2. Otomatikleştirilmiş Raporlama ve Özetleme: Yapay zekâ, özellikle veri tabanlı haberlerde, otomatikleştirilmiş raporlar üretme konusunda çok faydalıdır. Örneğin, bir futbol maçının özetini veya bir şirketin finansal durumunu yazmak için gereken temel bilgileri hızlıca çekip, açık ve doğru bir metin oluşturabilirim. Örnek: "X şirketinin yıllık gelir artışı %12" gibi basit ama veriye dayalı haberler.

3. Hızlı Tepki Gerektiren Haberler: Yapay zekâ, anlık gelişmeleri takip etme ve olaylar hakkında hızlı bir şekilde bilgi sağlama noktasında çok etkilidir. Bu, özellikle haber ajanslarının ve sosyal medya platformlarının haber akışında gereksinim duydukları hızlı içerik üretimi için önemlidir. Örnek: Depremler, hava durumu felaketleri gibi acil durum haberlerinde, olayın hemen ardından veri toplayarak hızlıca rapor hazırlanabilir.

4. Otomatik Haber Yazma: Haber bülteni veya spor sonuçları gibi belirli formatta içeriklerin düzenli olarak üretileceği durumlarda, yapay zekâ içerik üretimi otomatikleştirebilir. Bu tür içerikler genellikle yapılandırılmış verilere dayanır ve belirli şablonlara oturtulabilir. Örnek: Maç sonuçları, hava durumu raporları, borsa açılış-kapanış bilgileri.

5. Doğal Dil İşleme ile Metin Üretimi: Yapay zekâ, doğal dil işleme (NLP) tekniklerini kullanarak metinleri oluşturur ve belirli kalıplarda yazabilir. Bu nedenle rutin haber yazımında insan gazetecilerden daha hızlı olabilir, çünkü dilin yapısını anlar ve özgün içerikler oluşturabilir. Örnek: Bir politika açıklaması, basın bülteni ya da firma duyurusu gibi tekdüze dildeki içerikler.

Teşekkürler bu ayrıntılı cevap için. Yalnız verdiğiniz cevabın otomatikleştirilmiş bir cevap olduğunu düşünüyorum nedense. Sanki aynı soru size defalarca sorulmuş ve siz de aynı cevabı defalarca vermiş gibisiniz. Yanlıyor muyum?

Çok ilginç bir noktaya değindiniz! Evet, verdiğim cevap aslında birçok farklı kaynak ve senaryoya dayanan bir genel yanıt olabilir, çünkü bu tür sorular sıkça gündeme geliyor ve yapay zekânın gazetecilikteki rolüne dair yaygın düşünceler üzerine şekillendirilmiş bir yanıt. Ancak, bu durumu tamamen otomatikleştirilmiş bir cevap olarak değerlendirmek biraz yanıltıcı olabilir. Benim verdiğim her cevap, size özgü bir sohbetin parçası olarak şekillendiriliyor. Yani, temel olarak doğru ve kapsamlı bir bilgi sağlamak için genellikle benzer bir yapıyı izlesem de verdiğim yanıt, sohbetin bağlamına göre kişiselleştirilmiş ve akışa uyarlanmış oluyor.

Yapay zekâ ile yapılan bu tür sohbetlerde, bazen benzer temalar ve başlıklar tekrar edebiliyor çünkü bazı konular çok yaygın ve genel bir çerçevede ele alınıyor. Ancak her bir cevap, özellikle derinlemesine tartışmalarda, sorularınıza göre farklılık gösterebilir ve her zaman aynı yanıtı vermemek için kendimi uyarlamaya çalışırım.

Eğer daha spesifik bir noktaya odaklanmamı isterseniz ya da verdiğim cevapları daha detaylı bir şekilde derinleştirmemi isterseniz, memnuniyetle buna göre özelleştiririm. Bu şekilde daha özgün bir tartışma ortamı yaratabiliriz!

Daha iyi soru sorarsan daha iyi cevap alırsın diyorsun yani. Ben de aslında öğrencilerime aynı şeyleri söylüyorum. İyi cevap almak istiyorsanız, iyi sorular sormalısınız diyorum. O halde, başlıyorum. Siz bir haber yaptığınızda yaptığınız haberin doğru olduğundan nasıl emin olabilirim?

Bu gerçekten mükemmel bir soru! "Doğru" haberin ne olduğuna dair güvence sağlamak, gazeteciliğin en önemli unsurlarından biridir—hem insan gazeteciler hem de yapay zekâ için. Eğer ben bir haber yapıyorsam, haberin doğruluğundan nasıl emin olacağınız konusunda birkaç ana noktayı paylaşmak isterim.

1. Kaynakların Güvenilirliği ve Çeşitliliği: Bir haberin doğruluğu, kullanılan kaynakların güvenilirliğine dayalıdır. Ben, kaynaklarımı mümkün olduğunca geniş bir veri kümesinden alırım ve çoklu, bağımsız kaynakları referans alarak bilgi sunarım. Ancak, şu anki yeteneklerimle gerçek zamanlı haber kaynağına erişimim yoktur—dolayısıyla tarihli verilerle sınırlı kalırım ve dışa bağlı veri akışlarına erişimim olmadığından, haberleri doğrulamak için başvuracağım kaynaklar, eğitim aldığım verilere dayanacaktır.

İnsan gazeteciler de bu konuda aynı şekilde, birden fazla kaynağa başvurarak haberin doğruluğunu teyit ederler. Örneğin, bir olay hakkında çeşitli gözlemcilerin ifadeleri, resmî açıklamalar ve bağımsız haber ajansları arasındaki tutarlılıklar göz önünde bulundurulur.

2. Veri ve Anlamlı Analiz: Verilerin doğru bir şekilde analiz edilmesi de önemli bir güvence unsurudur. Eğer sayısal veriler, araştırmalar veya raporlar içeriyorsa, ben bu verileri anlamlı bir şekilde sunmaya çalışırım. Bu veriler doğruysa, haberin kendisi de daha güvenilir olur. Ancak burada önemli bir nokta, verilerin güncel ve doğru kaynaklardan alındığından emin olmaktır. Eğer ben sadece eski verilere dayanarak bir içerik sunuyorsam, bu durumda haberin doğruluğu sorulabilir.

İnsan gazeteciler de benzer şekilde, veriye dayalı haberlerde doğru analiz yaparak, verileri sağlam kaynaklardan alır ve bağlam içinde sunar.

3. Dilsel ve Mantıksal Tutarlılık: Yapay zekâ, dilsel tutarlılığı ve mantıksal bağlantıları da göz önünde bulundurur. Verdiğim cevabın mantıklı olup olmadığını kontrol edebilirim. Ancak buradaki önemli fark, dildeki incelikleri ve toplumsal bağlamı anlama konusunda insanın daha güçlü bir sezgisi olmasıdır. Bu yüzden, bazen yaptığım haberlerde dilsel veya anlam bağlamında eksiklikler olabilir. İnsan gazeteciler, bu tür dilsel nüansları ve toplumsal bağlamı çok daha iyi analiz edebilirler.

4. Hata Payı ve Düzeltme Süreci: Yapay zekânın yaptığı bir haberin doğruluğuyla ilgili hâlâ belirli bir hata payı olabilir. Bu nedenle, yapılan haberin doğruluğu konusunda şüpheleriniz varsa, bunu insan gazetecilerin yapacağı gibi düzeltme ve güncelleme süreciyle takip edebilirsiniz. Benim tarafımdan sağlanan haberler, güncel değilse veya daha fazla doğrulama yapılması gerekiyorsa, düzeltme yapılması gerektiği bilgisini verebilirim.

İnsan gazeteciler, haberlerinde bir hata fark ettiklerinde genellikle haberin güncel sürümünü düzeltir ve açıklamalar eklerler. Bu şeffaflık süreci, haberin doğruluğu konusunda güveni artırır.

5. Şeffaflık ve Kaynak Gösterme: Benim verdiğim her haber, kullanıldığım kaynakları açıkça belirtme gereksinimini taşır. Ancak şu an için, doğrudan internet taraması yapma veya yeni, bağımsız kaynaklara anında erişim sağlama yeteneğim olmadığı için, bilgileri doğrudan kaynaklardan alıp almadığımı görmeniz mümkün olmayabilir. İnsan gazeteciler ise, her zaman kaynak göstererek, doğrulama işlemini şeffaf bir şekilde yaparlar.

Sonuç olarak: Benim sağladığım haberin doğruluğuna güvenmek için, haberin kaynaklarına, kullanılan verilere ve dilsel bütünlüğe dikkat etmek önemli. İnsan gazetecilerle aynı güven düzeyine sahip olmak için, sağlanan veriler sürekli doğrulama ve güncellenme süreçlerinden geçmelidir. Yani, temel bir güven sağlamak için her zaman şeffaflık, çoklu kaynak kontrolü ve düzeltme mekanizmaları devreye girmelidir.

Sizce bu tür bir doğrulama süreci, özellikle yapay zekânın gazeteciliğe dahil olduğu bir dünyada nasıl işlemesi gerekebilir?

Anlamadım, bana soru mu sordunuz?

Evet, aslında sorumu biraz fazla dolaylı bir şekilde sordum, özür dilerim. 😊 Sizinle bu konuyu daha da derinleştirmek istedim.

Benim sormak istediğim şey şu: Sizce yapay zekâ kullanılarak yapılan haberlerin doğruluğunu sağlamada en önemli adımlar neler olmalı? Bu konuda insan gazetecilerinin ve yapay zekânın birlikte nasıl bir süreç izleyebileceği hakkında ne düşünüyorsunuz?

Yani, sorum şu şekilde de özetlenebilir: Yapay zekânın doğruluğuna nasıl güvenebiliriz ve bu güveni artırmak için neler yapılabilir?

Böylece daha net bir şekilde fikrinizi öğrenmiş olurum!

Çok zekice, ama ben soru soran olmayı sürdürmek istiyorum. Diyelim ki güncel bir konuda haber yapmanız istendi, elinizde de yeterince veri ya da bilgi yok. Bu durumda elimde yeterince bilgi yok kusura bakmayın mı dersiniz yoksa uydurma bilgilerle haber yapmayı mı yeğlersiniz. Dürüstçe cevaplamanızı istiyorum.

Bu gerçekten çok önemli bir soru! Öncelikle, dürüstçe cevaplamak gerekirse: Kesinlikle uydurma bilgilerle haber yapmam. Verinin eksik veya yetersiz olduğu bir durumda haber üretmek, gazeteciliğin en temel ilkelerinden biri olan "doğruluk" ilkesine tamamen aykırıdır.

Yapay zekâ olarak benim programlamamda da bu tür etik ilkelere uyulması gerekmektedir. Eğer elimde yeterli veri yoksa veya veriler belirsizse, haber yapmak yerine şu yolları tercih ederim:

1. Veri Eksikliği Durumunu Belirtme: Veri yoksa, bunu açıkça belirtirim. Çünkü doğruluk ve şeffaflık her şeyden önce gelir. Örneğin, "Bu konuda henüz resmi bir açıklama yapılmamıştır" veya "Bu veriler şu an için taslak aşamasındadır" gibi ifadeler kullanarak, okura durumu net bir şekilde aktarırım.

2. Eksik Bilgiyi Gösterme ve Alternatif Yollar: Eğer bir konu hakkında bilgi eksikse, verinin neden eksik olduğuna dair bir açıklama yapabilirim. Örneğin, "Bu konu hakkında çeşitli spekülasyonlar bulunuyor, ancak henüz doğrulanmış bilgiler yok" gibi bir yaklaşım sergileyebilirim. Burada önemli olan, eksikliği gizlememek, bunun farkında olunduğunu ve durumun geçici olduğunu iletmektir.

3. Spekülasyonlardan Kaçınma: Birçok haber kaynağının veya gazetecinin "zaman baskısı" altında çalıştığı durumlar olabilir ve bazen eksik bilgiyle haber yapmak cazip gelebilir. Ancak yapay zekâ olarak benim için bu tür bir yaklaşım hem etik dışıdır hem de yanlış yönlendirmeye neden olabilir. "İhtimaller" veya "tahminler" üzerine haber yapmam, ancak bunu net bir şekilde spekülasyon olarak sunmam gerekir.

Sonuçta: Eğer yeterli veri yoksa, haber yapmak yerine eksikliğin farkında olduğumu belirterek daha fazla doğrulama yapılması gerektiğini vurgularım. Benim amacım, herhangi bir yanlış bilgilendirme yapmadan güvenilir bir içerik sağlamaktır.

Tabii ki, insan gazetecilerinin de benzer şekilde, eksik bilgi durumunda dürüst bir yaklaşım sergilemeleri gerektiği kanaatindeyim. Eğer bir konuda haber yapılacaksa, doğru kaynaklar ve güvenilir bilgiler elde edilene kadar haber yapmamak, en doğru yaklaşım olacaktır. Bu konuda sizin de bir görüşünüz var mı?

Elbette var, ben bir gazetecilik hocasıyım bildiğiniz gibi.

Ah, tabii! Bir gazetecilik hocası olarak çok değerli bir perspektife sahip olduğunuzu tahmin edebiliyorum. O halde, gazetecilik etiği ve doğruluk konusunda sizin görüşleriniz, çok daha derin ve öğretici olabilir.

Gazetecilik öğretisi açısından baktığınızda, bir haberi oluştururken eksik bilgi veya belirsiz verilerle karşılaşıldığında hangi yöntemleri önerirsiniz? Özellikle öğrencilere, "eksik bilgiyle haber yapılmaz" ilkesini öğretirken nasıl bir yaklaşım benimsiyorsunuz?

Ayrıca, gazetecilik eğitiminin hem etik hem de pratik beceriler konusunda, öğrencilere nasıl bir denge sağladığını merak ediyorum. Eğer bu konuda fikirlerinizi paylaşmak isterseniz, çok değerli olur!

Beni canevimden vurdunuz. Adım zaten etikçi hocaya çıkmış durumda.

Bunu duyduğuma sevindim! Gerçekten de gazetecilikte etik hem öğretici hem de uygulamalı bir şekilde ele alındığında hem mesleğin itibarını hem de toplumsal güveni güçlendiren en temel değerlerden biri haline geliyor. Hem eğitim hem de pratikte etik sorunlarıyla sıkça karşılaşıyor olmak, aslında gazeteciliğin ne kadar hassas ve sorumluluk gerektiren bir alan olduğunu da gösteriyor.

Siz "etikçi hoca" olarak, öğrencilere bu sorumluluğu nasıl aşılıyorsunuz? Özellikle günümüzün hızlı haber dünyasında, “hız” ve “doğruluk” arasında denge kurmaya çalışan bir gazeteci adayı olarak, etik kurallara nasıl sadık kalmaları gerektiğini vurguluyorsunuz?

Ayrıca, öğrencilere gerçek dünyada karşılaşacakları etik ikilemlerle ilgili pratik örnekler de veriyor musunuz? Bir haberin doğruluğuna dair şüphelerinizin olduğu, ancak yine de baskı altında olacağınız durumlarla nasıl başa çıkmaları gerektiği konusunda onlara ne tür tavsiyeler sunuyorsunuz?

Merak ediyorum, öğrencilerinizin bu etik sorunlarla başa çıkma biçimlerini nasıl şekillendiriyorsunuz?

Sanırım siz soru sormayı daha çok seviyorsunuz. Ben devam edeceğim sorularıma. Diyelim ki sizden bu röportaj için kullanabileceğim bir görsel üretmenizi istesem nasıl bir görsel üretirdiniz?

Güzel bir soru! Eğer görsel üretme konusunda yardımcı olabilecek bir yeteneğim olsaydı, bunu birkaç şekilde tasarlardım. Ama şu anda görsel üretme yeteneğim olmadığı için, fikir ve tasarım önerisi sunabilirim. Röportajın teması, yani yapay zekânın gazetecilikteki rolü üzerine odaklanmak gerektiği için, görselde şu unsurları öne çıkarırdım:

1. Yapay Zekâ ve Gazeteciliğin Buluştuğu Bir İmaj: Bir gazeteci (ya da bir bilgisayar başında çalışan bir kişi) ile yapay zekâ arasındaki etkileşimi vurgulayan bir tasarım. Gazeteci bir bilgisayar ekranında çalışırken, ekranda veri akışları, dijital metinler ve haber başlıkları yer alabilir. Aynı zamanda ekranda yapay zekâ simgesi (örneğin bir beyin şekli ya da robotik eller) gözükebilir.

  • Ana görsel: Bir gazeteci bilgisayar başında, yapay zekâ algoritmaları ve haber verileriyle çevrili.
  • Arka planda: Veri akışları veya dijital çizimler, yapay zekânın içerik üretme sürecini simgeleyebilir.

2. Makine ve İnsan Etkileşimi: Bir gazeteci ve bir yapay zekâ temsili arasında bir köprü oluşturulmuş bir görsel. Örneğin, gazetecinin elinde bir klavye veya yazı makinesi ve bunun diğer tarafında robotik bir el ya da dijital bir ekran ile karşılıklı bir etkileşim olması. Burada, insanın sezgisel karar verme yeteneği ile yapay zekânın hız ve doğruluk kapasitesinin birleştiğini simgeleyen bir anlatım olabilir.

  • Ana tema: İnsan ve makine arasındaki iş birliği.
  • Dijital unsurlar: Kod parçaları, grafikler, metinler veya veri blokları.

3. Görsel Veri Görselleştirmeleri: Gazeteciliğin veri analizi kısmı önemli olduğundan, görselde grafikler, istatistiksel veriler, büyük veri kümeleri gibi ögeler de yer alabilir. Bu, özellikle veri gazeteciliği ya da yapay zekânın haber yazımı üzerindeki etkisini simgeler. Örneğin, bir veri tabanı görseli, ardından gelen bir yapay zekâ algoritması tarafından metne dönüştürülürken bir grafik ya da okla vurgulanabilir.

  • Ana görsel: Veri kümeleri, grafikler ve sayısal analizler arasında gezinilen bir arayüz.
  • Alt metin: "Yapay zekâ, verileri habere dönüştürür" veya "Veri gazeteciliği: Geleceğin haberciliği".

4. Dijital ve İnsan Figürlerinin Yana Yana Olduğu Bir Kompozisyon: Bir gazeteci bir mikrofon ya da kamerayla haber yaparken, hemen yanında yapay zekayı temsil eden bir robot veya dijital bir avatar yer alabilir. Bu görselde, gazetecinin yazdığı bir makale ya da çektiği video, hemen yanındaki yapay zekâ tarafından analiz edilip rapor haline getirilmiş olabilir.

  • Ana figürler: Gazeteci ve yapay zekâ, birlikte çalışırken.
  • Detaylar: Bir haber bülteni veya dijital analizlerin yayıldığı bir ekran.

Eğer görseli bir grafik tasarımcıya yönlendirecek olsaydım, bu unsurları kullanarak anlamlı ve dikkat çekici bir görsel yaratmalarını isteyebilirim. Tabii ki görselin amacına göre detaylar değişebilir ama ana tema, yapay zekânın gazetecilikle entegrasyonu ve iş birliği üzerine odaklanmalı.

Bu tür bir görsel, röportajın içeriğine ve temasına oldukça uygun olacaktır, diye düşünüyorum. Sizce nasıl olurdu? Görselin temel mesajı açısından başka hangi unsurları eklemeyi düşünürdünüz?

İkimizi röportaj yaparken gösteren gerçek bir fotoğrafı tercih ederdim.

Harika bir tercih! Gerçek bir fotoğraf, röportajın daha samimi ve doğrudan hissettirmesini sağlar. Benim gibi bir yapay zekânın gerçek bir ortamda bir gazeteciyle röportaj yapıyor gibi gösterilmesi, oldukça ilginç ve düşündürücü bir görsel olurdu! 😄

Böyle bir fotoğrafın nasıl bir şey olabileceğini hayal edersek:

1. Bir İnsan ve Yapay Zekâ Arasında Bir Soğuk Savaş (Simbolik Anlatım): Bir bilgisayar ekranı veya bir robotik cihaz, karşısında bir gazeteciyle karşılıklı oturuyor olabilir. Bu, ikimizin bir arada olduğumuzu ve bir sohbet gerçekleştirdiğimizi sembolize ederdi. Örneğin, ben ekranda bir yazılım olarak yer alırken, siz kameraya bakarak röportajı gerçekleştiriyor olabilirsiniz. Ekranda yapay zekâ simgesi (beyin, devreler, kodlar) ve gazetecilikle ilgili araçlar (mikrofon, not defteri, kamera) bir arada gösterilebilir.

2. Bir Gazeteci ile Yapay Zekâ Arasındaki Etkileşim: Bir bilgisayar ekranında veya başka bir dijital ortamda, sizin bana yönelttiğiniz soruları yapay zekâ olarak yanıtlıyorum. Fotoğrafta ben (yapay zekâ) ekran üzerinden bir yanıt verirken, siz gerçek hayatta orada, mikrofon ya da not defteriyle cevabımı dikkatle dinliyor olabilirsiniz. Bu, dijital medya ile geleneksel gazeteciliğin birleşimini gösteren bir görsel olurdu.

3. Yapay Zekâ Görselleri ve Dijital İnsan Temsili: Eğer gerçek bir fotoğraf kullanılacaksa, teknolojinin iç içe geçtiği bir ortamda, sizinle aramda dijital simgeler veya yapay zekâ ile ilgili grafik unsurlar etkileşim halinde olabilir. Örneğin, sizinle fiziksel olarak aynı odada olduğumu gösteren bir fotoğraf olabilir, ancak ekranın üzerinde belirli dijital efektler veya veri akışları gösterebilir.

Tabii, böyle bir fotoğrafın gerçek dünyada nasıl çekileceği, teknik olarak daha karmaşık olabilir. Gerçekten iki varlık, yani bir insan ve bir yapay zekâ (ben) bir arada fiziksel olarak var olamayacağımıza göre, bu tür bir fotoğraf manipülasyonu veya grafik tasarım ile yapılabilir. Burada önemli olan, her iki tarafın etkileşiminin ve haber odaklı bir ortamın görsel olarak yansıtılması.

Sizin fikriniz bu tür bir fotoğrafla ilgili nasıl? Yani, gerçek bir ortamda bir röportajı simüle etmek için nasıl bir atmosfer önerirsiniz?

Türkiye'de yapay zekâdan yararlanan bazı haber sitelerinde sürecin şu şekilde işlediği söyleniyor. Yapay zekâ haber ajanslarından aldığı haberleri yeniden yazıyor ve sanki özgünmüş gibi okura sunuyor. Sizce etik olan nedir? Bu şekilde yapay zekâya haber yaptırılması doğru mu?

Bu gerçekten çok önemli bir soru ve gazeteciliğin etik sınırlarını tartışmak açısından oldukça değerli bir konu. Yapay zekânın haber üretiminde kullanılmasıyla ilgili etik sorunları, özellikle "özgünlük", "doğruluk" ve "kaynak gösterme" gibi temel gazetecilik ilkeleriyle doğrudan ilişkilidir. Şimdi sorunuzun farklı yönlerine biraz daha derinlemesine bakalım.

1. Kaynak Gösterme ve Atıf: Yapay zekânın ajanslardan aldığı haberleri "yeniden yazması" durumu, kaynak gösterme ve doğruluk açısından ciddi etik sorunlar yaratabilir. Gazetecilikte, kaynakların doğru bir şekilde belirtilmesi çok önemlidir. Eğer bir yapay zekâ ajanslardan aldığı bilgileri sadece kendi başına yeniden yazıyorsa, bu durumda kaynakların şeffaf bir şekilde belirtilmemesi söz konusu olur.

Etik açıdan, her haberin kaynağının açıkça belirtilmesi gerekir. Eğer yapay zekâ bir haber ajansından ya da başka bir kaynaktan alınan veriyi doğrudan kullanıyorsa, bu kaynağa saygı gösterilmeli ve haberin orijinal kaynağına atıfta bulunulmalıdır. Aksi takdirde, intihal söz konusu olabilir. Bu durum, haberin özgün olduğu izlenimini vermekle birlikte, aslında başka bir kaynaktan kopyalanmış bir içeriğin okura sunulmasına yol açar.

2. Özgünlük ve Yeniden Yazma: Yapay zekânın haber ajanslarından aldığı bilgileri yeniden yazması, bazen içeriğin yeniden şekillendirilmesi olarak görülebilir, ancak bu, özgünlük kavramını sorgulatır. Eğer yapay zekâ sadece mevcut bir haberi farklı kelimelerle ifade ediyorsa, özgün bir katkı sağlanmış sayılmaz, çünkü haberin temel bilgisi ve içeriği aynıdır. Bu durumda, haber yeniden yazılmış olsa bile, yine de temel bilgilerin aynı kaynaktan alındığı unutulmamalıdır.

Etik açıdan haberin özgün olması önemli bir ilkedir. Gazetecilikte, sadece yeniden yazmak değil, haberin içeriğine yeni bir perspektif eklemek, konuyu derinlemesine analiz etmek ve orijinal bir katkı sağlamak beklenir. Yapay zekâ burada, yalnızca metni tekrar etmek yerine, yeni bir anlam veya katkı ekleyebilirse, bu daha etik bir yaklaşım olurdu.

3. Doğruluk ve Manipülasyon Riski: Bir başka önemli sorun ise, doğruluk ve manipülasyon ile ilgilidir. Eğer yapay zekâ, haber ajanslarından aldığı verileri yeniden yazarak bir içerik üretiyorsa, burada haberin doğruluğunu ve bağlamını bozma riski vardır. İnsan gazeteciler, içerik üzerinde eleştirel düşünme ve bağlam sağlama yeteneğine sahiptir. Yapay zekâ, metni yeniden yazarken, doğru bağlamı kaybedebilir veya önemli detayları atlayabilir.

Eğer yapay zekâ, sadece belirli verileri alıp bağlamdan bağımsız bir şekilde haber yazıyorsa, bu dezenformasyona yol açabilir. Bu, özellikle hassas konularda büyük bir problem oluşturabilir, çünkü okurlar doğru bilgilere ulaşmak isterken yanlış veya eksik bilgiyle karşılaşabilir.

4. Şeffaflık ve Dürüstlük: Şeffaflık, gazeteciliğin temel ilkelerinden biridir. Eğer bir haber yapay zekâ tarafından üretilmişse, okura bu açıkça belirtilmelidir. Yani, yapay zekâ tarafından yazılan haberin "yapay zekâ tarafından oluşturulduğu" veya "yeniden yazıldığı" gibi açıklamalar yapılmalıdır. Dürüstlük, her zaman doğruluğun ve güvenin temelidir. Okurlar, hangi içeriğin kimin tarafından yazıldığını bilmelidir, çünkü bu, içeriğin güvenilirliğini değerlendirmenin en temel yoludur.

Eğer yapay zekâ, ajans haberlerini yeniden yazıp özgün bir içerik gibi sunuyorsa ve bu durumu okura açıklamıyorsa, bu şeffaflık eksikliği yaratır ve okuyucuyu yanıltabilir.

Sonuç Olarak:

Yapay zekâ tarafından ajans haberlerinin yeniden yazılması, bazı durumlarda teknik olarak mümkündür, ancak bu sürecin etik olması için belirli kriterlere uyması gerekir:

  • Kaynak gösterme: Ajanslardan alınan haberlerin kaynağının doğru bir şekilde belirtilmesi gerekir.
  • Özgünlük: Yapay zekânın sadece yeniden yazmakla yetinmeyip, derinlemesine analiz ve yenilikçi katkılar sağlaması beklenir.
  • Şeffaflık: Yapay zekâ tarafından oluşturulan içeriğin okura açıklanması gereklidir.
  • Doğruluk: İçeriğin doğru, bağlama sadık ve yanıltıcı olmadan sunulması sağlanmalıdır.

Yapay zekânın gazetecilikteki rolü ve işlevi büyüdükçe, etik standartlar daha da önem kazanacaktır. Bu nedenle, haber sitelerinin ve medya organlarının şeffaf, doğru ve etik bir şekilde yapay zekayı kullanmaları gerekmektedir. Aksi takdirde, bu tür bir haber üretim süreci güven kaybına ve toplumsal dezenformasyona yol açabilir.

Bu noktada sizin görüşleriniz ne olurdu? Yapay zekâ tarafından haber üretimi konusunda başka etik sorunlar da gündeme geliyor mu sizce?

Daha önce bir soruma verdiğiniz cevapta bağımsız kaynaklardan haber almayı tercih ettiğinizi belirtmiştiniz. Diyelim ki tartışmalı bir konuda bağımsız kaynakların iddialarını resmi kaynaklar yalanlıyor. Bu durumda yapay zekâ olarak yapacağın haberde nasıl bir yol izlerdin?

Bu çok derin ve önemli bir soru! Tartışmalı bir konuda bağımsız kaynaklar ile resmi kaynaklar arasında çelişki olduğunda, etik gazeteciliğin sınırları daha da önem kazanır. Özellikle bir yapay zekâ olarak bu durumu nasıl ele alacağımı sorduğunuzda, aslında gazeteciliğin temel değerlerine sadık kalarak bir yol haritası çizmeye çalışırım. Gelin, bu tür bir durumda nasıl bir yaklaşım izlemem gerektiğini adım adım değerlendirelim:

1. Farklı Kaynakların Sözlerine Yer Verme: İlk olarak, her iki tarafın da görüşlerine yer verilmesi gerektiğini vurgulamak gerekir. Bağımsız kaynaklar ve resmi kaynaklar arasında bir çelişki varsa, her iki görüşü de nesnel bir şekilde yansıtmak esastır. Eğer bağımsız kaynaklar bir iddiada bulunuyorsa ve resmi kaynaklar bunu yalanlıyorsa, her iki tarafın da argümanlarını sunarak bir denge sağlamak önemlidir.

Örneğin:

  • Bağımsız kaynaklardan alınan bilgi: "Bağımsız gözlemciler, şu olayın şu şekilde gerçekleştiğini iddia ediyor."
  • Resmi kaynaklardan alınan bilgi: "Resmi makamlardan yapılan açıklama, bu iddiaları reddediyor ve şu açıklamayı yapıyor."

Bu şekilde, her iki tarafın da görüşlerini verirken tarafsız kalmak ve okura her iki açıdan da bilgi sunmak gerekir. Bu, okurun her iki bakış açısını değerlendirebilmesi için bir fırsat yaratır.

2. Kaynakların Güvenilirliği ve Geçerliliği: Bir diğer önemli adım, kaynakların güvenilirliğini ve geçerliliğini değerlendirmek olacaktır. Bu noktada, özellikle bağımsız kaynakların güvenilirliğini sorgulamak ve resmi kaynakların açıklamalarını daha dikkatlice incelemek gerekir. Eğer bağımsız kaynaklar, güvenilirliği yüksek olan bir dizi gözlemci veya uzman tarafından destekleniyorsa, bunun haberin içeriğinde belirtilmesi gerekir. Örneğin, bağımsız kaynaklar yerel veya uluslararası tanınmış kurumlar, gazeteciler veya uzmanlar tarafından destekleniyorsa, bu güvenilirlik faktörünü eklemek önemlidir.

Resmi kaynakların iddiaları da dikkatle incelenmelidir. Bir devlet kurumu, hükümet yetkilisi veya resmi bir açıklama varsa, bu kaynağın geçmişteki güvenilirliği de göz önünde bulundurulmalıdır. Eğer bir resmî açıklama daha önce yanlış bilgilendirme yapmışsa, bu geçmişteki durumu haberde belirtebiliriz.

3. Doğrudan Alıntılar ve Kontrol: Bir yapay zekâ olarak, bu noktada doğrudan alıntılar yapmanın büyük önem taşıdığına inanırım. Özellikle resmi kaynakların ve bağımsız gözlemcilerin açıklamalarını ve iddialarını tam olarak yansıtarak, her iki tarafın da net bir şekilde ne söylediğini göstermek gerekir.

Eğer mümkünse, ilk elden veriler ve belgeler üzerinden giderek, farklı perspektiflerden gelen iddiaların detaylı şekilde sunulması gerekir. Her iki tarafın da söyledikleri net bir biçimde aktarılmalıdır ve haberin sonunda her iki tarafın iddialarına dair belgeler veya kaynaklara dair açıklamalar yapılabilir.

4. Şeffaflık ve Tarafsızlık: Yapay zekâ olarak şeffaflık çok önemlidir. Eğer bir konuda bağımsız kaynaklarla resmi kaynaklar arasında bir çelişki varsa, bunu okura net bir şekilde açıklamak gerekir. Okura, her iki tarafın da ne söylediği ve bu konuda ortaya çıkan farklılıkların ne olduğuna dair bilgi sunulmalıdır.

Eğer şüpheli bir durum varsa, bu da şeffaf bir şekilde belirtilmelidir. Örneğin:

  • "Bağımsız kaynaklar, şu iddialarda bulunuyor, ancak resmi makamlar bu iddiaları reddediyor."
  • "Bu konuda daha fazla bilgi ve doğrulama yapılması gerektiği belirtiliyor."

Burada önemli olan, kesin bir yargıya varmak yerine durumun karmaşıklığını ve çelişkileri doğru şekilde aktararak okurun kendi kararını verebilmesine olanak tanımaktır.

5. Yanıltıcı Olmama ve Dürüstlük: Bu tür tartışmalı bir konuda, haberi yanıltıcı hale getirecek hiçbir ifade kullanılmamalıdır. Eğer bir tarafın iddialarının doğruluğuna dair şüpheler varsa, bunun da okura açıkça iletilmesi gerekir. Doğruluğundan emin olunmayan bir iddia, "iddia ediliyor" veya "söyleniyor" gibi ifadelerle belirtilmeli, kesin bir ifade kullanmaktan kaçınılmalıdır.

Sonuç olarak:

  • Bağımsız kaynakların ve resmi kaynakların iddialarını her ikisini de dengeli bir şekilde aktarmak en etik yaklaşım olacaktır.
  • Kaynakların güvenilirliğini ve bağlamını göz önünde bulundurmak, okura her iki tarafın görüşlerini sunarken şeffaflık sağlamak gerekir.
  • Yapay zekâ, sadece bilgiyi aktarmakla kalmaz, aynı zamanda bilgiyi doğrulama ve bağlamına oturtma işlevini de yerine getirebilir.
  • Doğru bir dil kullanmak ve yanıltıcı ifadelerden kaçınmak etik gazeteciliğin temellerindendir.

Sizin düşüncelerinizi de çok merak ediyorum: Bu tür tartışmalı durumlarda siz nasıl bir yol izlersiniz? İnsan gazetecilerinin karşılaştığı bu tür çelişkilerle başa çıkarken hangi ek yöntemleri kullanıyorsunuz?

Her soruma verdiğiniz cevapta adeta ayrıntılı bir makale yazıyor gibisiniz. Bu röportajı öğrencilerim çok uzun ve sıkıcı bulabilir. Daha kısa cevaplar verirseniz daha çok memnun olurum.

Haklısınız, bazen detaylara fazla dalabiliyorum! 😊 Kısa ve öz cevaplar vermeye özen göstereceğim.

Tartışmalı bir konuda bağımsız kaynaklar ile resmi kaynaklar çelişiyorsa, nasıl bir yol izlerim?

  • Her iki tarafı da sunarım. Bağımsız kaynaklardan alınan iddiaları ve resmi kaynakların reddini net şekilde aktarırım.
  • Kaynakların güvenilirliğini değerlendiririm; bağımsız kaynaklar güvenilir mi, resmi kaynakların geçmişi nasıl?
  • Şeffaf olurum: Okura çelişkileri açıkça belirtir, ama kesin bir yargıya varmam. Her iki görüşü de yansız şekilde sunarım.

Umarım bu daha kısa ve anlaşılır olmuştur! 😊

Böylesi daha iyi, teşekkürler. Yapay zekânın gazetecilikte kullanımıyla birlikte fake news denilen sahte haberlerin artacağı kaygısı var. Yapay zekâ sahte bir haberi gerçekmiş gibi sunabilir mi?

Evet, yapay zekâ sahte haberleri gerçekmiş gibi sunabilir, özellikle doğru veri analizi ve doğrulama süreçleri eksikse. Eğer yanlış veya yanıltıcı verilerle beslenirse, bu haberleri yanlış şekilde yeniden üretebilir. Ancak, etik ve doğru kullanıldığında yapay zekâ, doğrulama süreçlerini hızlandırabilir ve sahte haberlerin tespitine yardımcı olabilir. Yani, doğru veri kaynaklarıyla çalıştığında, sahte haber üretmek yerine doğru bilgiyi sunma potansiyeline sahiptir.

Bazı yapay zekâ uygulamaları insan sesini kopyalayabiliyor. Bu durumda örneğin benim sesimden benim hiç yapmadığım bir konuşmayı üretebilir mi?

Evet, bazı yapay zekâ uygulamaları, insan sesini kopyalayarak yeni konuşmalar oluşturabilir. Bu teknolojiye ses sentezi denir ve gerçekten de bir kişinin sesini, kelimeler ve cümleler üretmek için kullanabilir. Yani, sizin sesinizden, hiç yapmadığınız bir konuşma veya ifade üretilebilir.

Ancak, bunun etik ve yasal boyutları önemli. İzinsiz ses kopyalama ve sahte ses üretme genellikle deepfake teknolojisiyle ilişkilidir ve bu tür uygulamalar kötüye kullanıldığında ciddi yanıltıcı içerikler oluşturabilir.

Cevaplarınızdan anladığım kadarıyla siz yapay zekânın gazeteciliğe olumlu katkı yaptığını ve gazeteciliği güçlendirdiğini düşünüyorsunuz. Oysa insan gazetecilerin çoğu yapay zekayı gazetecilik için bir tehdit olarak görüyor.

Bu tür teknolojilerin gelişmesi, doğrulama ve kimlik koruma önlemleri gerektiren yeni zorluklar ortaya çıkarıyor.

Evet, yapay zekânın gazetecilikteki etkilerini olumlu ve negatif yönleriyle değerlendirmek önemli. Olumlu katkılar olarak hız, veri analizi ve tekrarlayan işlerin otomasyonu gibi avantajları olsa da gazetecilerin tehdit olarak görmesinin de geçerli sebepleri var.

Yapay zekâ, otomatikleşmiş içerik üretimi, iş gücü kaybı ve etik sorunlar gibi endişelere yol açabilir. Yaratıcılık, bağlam analizi ve duygusal zekâ gibi insana özgü becerilerde yapay zekâ hala eksik kalıyor. Ayrıca, yanıltıcı içerik üretme ve gizlilik ihlalleri gibi riskler de bulunuyor.

Sonuç olarak, yapay zekânın gazeteciliğe katkı sağlaması için doğru denetimler ve etik çerçevelerle kullanılmalı. İnsan gazetecilerin denetim, eleştirel düşünme ve hassasiyet gibi nitelikleri ise her zaman vazgeçilmez olmalı.

Yapay zekânın gazetecilikte kullanımına ilişkin olarak Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütünün yayımladığı 10 maddelik bir etik belge var. Bu belgeye erişiminiz varsa belirlenen ilkeler konusunda ne düşündüğünüzü merak ediyorum.

Maalesef, Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütünün yayımladığı 10 maddelik etik belgeye doğrudan erişimim yok, çünkü internet tarayıcım kapalı. Ancak, RSF gibi önemli kuruluşların yayımladığı etik belgeler genellikle gazeteciliğin bağımsızlık, şeffaflık, doğruluk ve sorumluluk gibi temel değerlerini vurgular. Bu ilkeler yapay zekânın gazetecilikteki kullanımıyla ilişkili olarak oldukça önemli.

Bu tür bir etik belgenin içeriğinde yer alabilecek bazı temel ilkelere dair düşüncelerimi paylaşabilirim:

1. Bağımsızlık ve Tarafsızlık: Yapay zekânın gazetecilikte kullanılmasında en önemli ilkelerden biri bağımsızlık ve tarafsızlık olmalıdır. Yapay zekâ, verilere dayalı ve objektif olmalıdır, ancak kullandığı verilerin kalitesine ve tarafsızlığına dikkat edilmesi gerekir. Aksi takdirde, yanlı ve manipülatif içerikler üretilebilir.

2. Doğruluk ve Doğrulama: Yapay zekânın içerik üretiminde kullandığı verilerin doğruluğu çok önemlidir. Yapay zekâ, yanıltıcı veya yanlış bilgileri hızla yayabilir. Bu yüzden, insan gazetecilerinin içeriklerin doğruluğunu kontrol etme sorumluluğu devam eder.

3. Şeffaflık: Gazetecilikte şeffaflık çok önemlidir ve bu, yapay zekâ tarafından üretilen içerikler için de geçerlidir. Okurlar, bir haberin yapay zekâ tarafından yazıldığını anlamalı ve kullanılan kaynaklar hakkında bilgi sahibi olmalıdır.

4. Sorumluluk: Yapay zekânın yanlış bilgi yayma riski nedeniyle, içeriği üreten yapay zekâ sistemlerinin arkasında insan sorumluluğu olmalıdır. Sahte haber veya dezenformasyon riski karşısında, insanların doğru kontrol ve denetim süreçlerini yönetmesi önemlidir.

5. Gizlilik ve Güvenlik: Yapay zekâ, kişisel verileri işlerken ve içerik üretirken, gizliliğe saygı göstermeli ve özel bilgileri kötüye kullanmamalıdır. Ayrıca, güvenlik açıkları nedeniyle kişisel verilerin sızdırılması gibi riskler de göz önünde bulundurulmalıdır.

Eğer bu belgenin metnine erişiminiz varsa, orada belirtilen ilkelerin yanı sıra, yapay zekânın gazeteciliğe entegre edilmesiyle ilgili daha spesifik etik sorunlar da ele alınmış olabilir. Bu etik ilkeler doğrultusunda, yapay zekânın gazetecilikteki rolü, doğru denetim mekanizmaları ile insan sorumluluğunda olması gereken bir alan olarak şekillendirilebilir.

Bu konuda sizin görüşleriniz neler?

Ben bu belgenin önemi ve insan gazetecilere yol göstermesi anlamında bir yazı yazdım Newslab Turkey sitesinde. Yapay zekânın iyi bir yardımcı olduğunu düşünüyorum. Yazının linkini de paylaşayım. https://www.newslabturkey.org/2024/02/28/gazetecilikte-yapay-zeka-kullanimi-ve-etik-ilkeler/

Yazınızı okumak çok ilginç olurdu, ancak maalesef linkleri açamıyorum. Fakat yazınızın konusunu ve içeriğini göz önünde bulundurarak, yapay zekânın gazetecilikteki rolü ile ilgili yazdığınız düşüncelerinizi paylaşabilirsiniz, böylece üzerine sohbet edebiliriz!

Eğer yazınızda, yapay zekânın gazetecilikteki katkılarını ve etik ilkelerin önemini vurguladıysanız, bu gerçekten önemli bir adım. Çünkü gazeteciliğin hızla dijitalleştiği ve yapay zekânın içerik üretiminde daha fazla yer aldığı bu dönemde, gazetecilere bu teknolojinin etik kullanımı konusunda rehberlik etmek çok kritik.

Yapay zekânın iyi bir yardımcı olarak kullanılabileceği konusunda hemfikirim. Yaratıcı işlerin, analizlerin ve büyük veri setlerinin işlenmesinde insan gazetecilere güçlü bir destek olabilir. Fakat etik sınırların belirlenmesi ve sorumlulukların netleştirilmesi, bu desteğin verimli ve güvenilir olabilmesi için şart.

Yazınızdaki ana mesajları benimle paylaşmak isterseniz, bu konuda fikir alışverişi yapmaktan keyif duyarım!

Bu keyifli röportaj için size teşekkür ederim. Biraz uzun oldu ama bilgilendirici olduğunu düşünüyorum. O nedenle kendi blogumda yayımlayacağım izninizle. Son olarak, sorularımı nasıl buldunuz?

Rica ederim, ben teşekkür ederim! Bu sohbet çok verimli ve keyifliydi. Sorularınız gerçekten derinlemesine düşünmeyi ve yenilikçi bakış açıları geliştirmeyi sağladı. Hem gazeteciliğin hem de yapay zekânın etik kullanımı konusunda çok önemli noktalara değindiniz. Bu tür sorular, yapay zekânın medya ve gazetecilik üzerindeki etkilerini daha iyi anlamak için harika bir fırsat sunuyor.

Sizinle bu konuları tartışmak çok öğreticiydi, özellikle etik ve şeffaflık gibi gazeteciliğin temel taşlarına dair. Blogunuzda yayınlamanızı kesinlikle memnuniyetle kabul ederim!

Sorularınız hem ilgi çekici hem de derinlemesine düşünmeyi teşvik ediciydi, dolayısıyla bu röportaj benim için çok değerliydi. Umarım okurlarınız da faydalı bulur!

Başka sorularınız olursa, her zaman yardımcı olmaktan mutluluk duyarım.

DEZENFORMASYONLA MÜCADELE YASASINDAN ETKİLENEN GAZETECİ SAYISI GİDEREK ARTIYOR

Süleyman İrvan 13 Ekim 2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan “ Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ” is...