Süleyman İrvan
Üsküdar İletişim’de verdiğim Haber Eleştirisi dersimde
öğrencilerime haber eleştirisi şablonu veriyor ve eleştiri konusu yapacakları
haberleri bu şablona göre değerlendirmelerini istiyorum. BirGün haber sitesinde
Ebru Çelik imzasıyla 25 Eylül Cumartesi günü yayımlanan
figüran haberini de bu şablona göre değerlendireceğim.
Analiz şablonu
İlk aşamada, eleştiri konusu yapılacak habere ilişkin bir
özet yapmak gerekir. Bu özetin anlaşılır cümlelerle yapılması ve çok uzun
olmaması beklenir.
İkinci aşamada, haberin, gazetecilikte 5N1K sorularını
yeterli ve anlaşılır biçimde cevaplayıp cevaplamadığı ayrıntılı olarak
aktarılmalıdır.
Ne oldu: Haber ne sorusuna açık biçimde cevap vermiş mi?
Nerede oldu: Haberde olayın geçtiği yer açık biçimde
verilmiş mi?
Nasıl oldu: Haberde olayın meydana geliş biçimi açık
biçimde verilmiş mi?
Ne zaman oldu: Olayın zamanı belirgin mi?
Neden oldu: Olay gerekçelendirilmiş mi?
Kim(ler): Olayın kahramanları (failleri, mağdurları)
kimler?
Son aşamada da haberin etik ilkeler açısından
değerlendirilmesi yapılmalıdır. Haberde etik sorunlar var mı, gazeteci etik
ilkelere uygun davranmış mı?
Şimdi gelelim Ebru Çelik’in bir politik skandala dönüşen
haberinin eleştirisine…
Haberin özeti
Haber, 25 Temmuz 2026 Cumartesi günü İstanbul Sarıyer’deki
Rauf Denktaş Kültür Merkezi’nde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun
katılımıyla gerçekleştirilen CHP’ye katılanlara rozet takma törenini konu
almaktadır. Habere göre, törende salonun kalabalık görünmesi için 3 farklı cast
(oyuncu) ajansı üzerinden yüzlerce figüran kişi başı 950 TL ücretle törene
taşınmıştır. Figüranlar arasında işsizler, atanmayan öğretmenler ve emeklilerin
yanı sıra İranlı, Özbek ve Mısırlı göçmenlerin de bulunduğu belirtilmiştir. Figüranlara
tören öncesinde belli sloganları atmaları için prova yaptırılmıştır. Yaklaşık
50 erkek figürana CHP Gençlik Kolları yeleği giydirilmiştir.
5N1K
Ne oldu: Haber ne oldu sorusunu tüm açıklığıyla ortaya
koyuyor.
Nerede oldu: Haberde olayın geçtiği yer açıkça belirtilmiş
durumda.
Nasıl oldu: Haberde olayın meydana geliş biçimi açıklanmış
Ne zaman oldu: Olayın zamanı konusunda tereddüt yok.
Neden oldu: Olay gerekçelendirilmesi noktasında soru
işaretleri var. Bu figüran organizasyonunun neden yapıldığı konusu tartışmalı. Haberin
başlığında “Kılıçdaroğlu’nun rozet töreninde skandal: Yüzlerce figüran
parayla törene taşındı” deniyorsa da haberin içinde bunun neden yapıldığına
ilişkin bir açıklama yer almıyor. Ancak, haberin yayımlanmasından bir süre
sonra, törene figüran taşıyan cast ajanslarından biri olduğu anlaşılan Merss
Production sahibi Ömer İne, “Kamuoyuna Zorunlu Açıklama” başlıklı bir açıklama
yayımlıyor. Bu açıklamada, “CHP'ye gönül veren bir birey olarak, törende yakın
dostum ve arkadaşım Samet Özkaş'a destek olmak amacıyla ajansımın tüm
imkanlarını kendi irademle seferber ettim. Gerçekleştirilen bu organizasyon ve
teknik destek karşılığında CHP Genel Merkezi'nden veya CHP İl Başkanlığı'ndan
kesinlikle hiçbir maddi bedel ya da ücret alınmamıştır…” diyor.
Kim(ler): Olayın kahramanlarının kimler olduğu noktasında
da soru işaretleri var. Her ne kadar yayımlanan haberlerden ve sosyal medya
mesajlarından, figüran organizasyonunu gerçekleştiren cast ajanslarından en az
ikisinin kimliği (Merss Production ile Cast34 Ajans) ortaya çıkmış durumda.
Ancak bu organizasyonu kimin sipariş ettiği sorusu hâlâ cevaplanmış değil.
Etik değerlendirme
Gazetecilik etiği açısından haberi irdelersek, en başta, haberde
yüksek kamu yararı olduğunu söylemeliyiz. Eğer bir siyasi partinin organizasyonuna
"yoğun katılım" görüntüsü vermek amacıyla cast ajansı üzerinden ücret
karşılığı figüranların toplandığı doğruysa, toplumun bunu bilme hakkı vardır. Organizasyonu
planlayanların kamuoyunu yanıltma amacı taşıdıklarını söyleyebiliriz.
Gazeteci Ebru Çelik henüz tanınmamış bir muhabir olmanın
avantajını kullanarak, kendisine kitle kaynak yöntemiyle gelen bir ihbarı gayet
güzel değerlendirmiş, başarılı bir habere imza atmıştır.
Gelelim gazetecinin kullandığı yönteme. Bir gazetecinin
başka bir kimliğe bürünerek haber yapması etik açıdan tartışmalıdır. TGC Hak ve
Sorumluluk Bildirgesi’nde, “Gazeteci, bilgiye erişim faaliyeti sırasında kimlik
gizleme gibi yanıltıcı yöntemler kullanamaz” denilmektedir.
Ancak TGS’nin de benimsediği Uluslararası Gazeteciler Federasyonu’nun etik
ilkesi bu konuda istisnalar olabileceğini ifade etmektedir: “Gazeteci;
bilgi, belge, veri veya görsel toplamak için yalnızca hakkaniyetli yöntemlere
başvurmalı ve karşısındakine bir gazeteci olduğunu her zaman söylemelidir. Kamu
yararının üstün geldiği, başka bir şekilde toplanması imkânsız olan bilgilerin
elde edilmesi durumu haricinde gizlice ses ve görüntü kaydı yapmaktan
kaçınmalıdır.”
Nitekim medya ombudsmanı Faruk Bildirici de bugünkü yazısında
Ebru Çelik’in haberini gündemine almış ve şunları yazmıştır:
“Gazeteci, sadece başka türlü izlenmesi mümkün olmayan ve geniş kamu yararı
olan konularda kimliğini gizleyebilir. Bu olayda da kamu yararı olduğu bariz.”
Peki Ebru Çelik haberi yayımlamadan önce, Faruk
Bildirici’nin yazdığı gibi, olup biteni izleyip, para dağıtma görüntüsünü de
aldıktan sonra kimliğini açıklayarak, ajans ve CHP yetkilileri ile konuşsa,
bazı figüranlarla da söyleşi yaparak haberdeki boşlukları giderse daha iyi
olmaz mıydı? Elbette olurdu, ancak anladığım kadarıyla haber rekabeti için haberi
bir an önce yayımlama kaygısı ağır basmış görünüyor.
Bu açığı da BirGün’ün Haber Merkezi desteği kapatabilirdi
ama hafta sonu olmasının da etkisiyle yeterince destek ve yönlendirme alamadığı
anlaşılıyor. Tüm bu eksikliklerine rağmen haber doğruydu ve son zamanlarda hiçbir
haberde görmediğimiz kadar büyük yankı yarattı.
Ebru Çelik’in, siyaset gündeminde uzun süre yerini
koruyacağı anlaşılan bu haberi, olayları sahada yerinden izlemenin önemi kadar,
bir muhabirin rutin bir törene ilişkin şüphelerinin ve soru işaretlerinin
peşinden gitmesinin değerini de anımsattı. Şüphecilik ve sorular gazeteciliğin olmazsa
olmazıdır. Bu haber, gazetecilik
reflekslerinin canlanması bakımından hayli öğretici bir örnek oluşturmuştur.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder