Peki neden bu tarih seçildi? Çünkü UNESCO 1991 yılında Namibya'nın
başkenti Windhoek'te Afrika’da basın özgürlüğü sorunlarıyla ilgili bir toplantı
düzenlemişti ve toplantının son günü olan 3 Mayıs'ta 17 maddelik bir bildirge
yayımlamıştı. Bu bildirge Windhoek Bildirgesi
olarak anılıyor. Bildirgede, özellikle hükümetlerin basın özgürlüğünü sağlama
konusunda yapmaları gerekenler vurgulanıyordu. Örneğin, “İfade ve basın
özgürlüğü bir ülkede demokrasinin geliştirilmesi ve sürdürülmesi için bir
zorunluluktur” deniliyordu. 1991 yılında yayımlanan bu bildirgenin tarihine
atfen 3 Mayıs, Dünya Basın Özgürlüğü Günü olarak kabul edildi.
Dört ana amaç
3 Mayıs’ın Dünya Basın Özgürlüğü Günü olarak kutlanmasında Birleşmiş
Milletler dört ana amaç belirlemiş bulunuyor. Birincisi, basın özgürlüğünün özellikle
demokrasiler açısından önemini vurgulamak, basın özgürlüğünün güçlendirilmesi
için çaba harcamak, aynı zamanda sorumlu ve etik gazeteciliği teşvik etmek. İkincisi,
dünyada basın özgürlüğünün mevcut durumunu gözler önüne sermek. Sınır Tanımayan
Gazeteciler Örgütü tarafından her yıl Mayıs ayı başında yayımlanan Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi
bu amacı karşılayan bir çalışma niteliğinde. Üçüncü amacı, medyanın bağımsızlığına
yönelik saldırılara karşı koruyucu önlemler almak. Sansür ve baskı girişimlerine
karşı mücadele etmek. Dördüncüsü de görevlerini yaparken öldürülmüş
gazetecileri anmak.
RSF Endeksi’nde Türkiye’nin yeri
Dünyada basın özgürlüğü konusunda en önemli referans
kaynaklarının başında, her yıl Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF)
tarafından 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü kapsamında açıklanan Dünya Basın
Özgürlüğü Endeksi isimli çalışma geliyor. RSF bu endeksi 2002 yılından beri
düzenli olarak açıklıyor. Dolayısıyla bu endekse bakarak Türkiye’de basın
özgürlüğünün nasıl bir seyir izlediğini de takip etmek mümkün.
Endeks, 124 sorudan oluşan kapsamlı bir anketle
hazırlanıyor
Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi 5 kriter üzerinden yapılan
değerlendirmeyle oluşturuluyor.
Ankette, siyasal çerçeveye ilişkin 35, yasal çerçeveye ilişkin 26, ekonomik çerçeveye
ilişkin 26, sosyokültürel çerçeveye ilişkin 22, güvenliğe ilişkin 15 olmak
üzere toplam 124 soru buluyor.
Bu anket, her ülkeden RSF tarafından belirlenmiş gazeteci,
akademisyen, araştırmacı ve insan hakları savunucuları tarafından dolduruluyor.
Türkiye son 4 yıldır en kötü kategoride
Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde ülkeler aldıkları puanlara
göre 5 kategoriye ayrılıyor. Buna göre; 85-100 arası puan alanlar iyi
(yeşil), 70-85 arası puan alanlar tatmin edici (sarı), 55-70 puan arası
alanlar sorunlu (açık turuncu), 40-55 puan arası alanlar zor (koyu
turuncu), 0-40 arası puan alanlar da çok ciddi (koyu kırmızı) kategoride
yer alıyor.
Türkiye 2022 yılına kadar endekste dördüncü kategoride yer
alıyordu. 2023 yılında en dipteki kategoriye geriledi ve peş peşe 4 yıldır da
bu kategoride yer alıyor. Basın özgürlüğünde herhangi bir iyileşme olmadığı
takdirde de bu kategoriden çıkma ihtimali bulunmuyor.
Türkiye son olarak 2026 yılında 163. sırada gösterildi. RSF
sayfasında Türkiye ile ilgili olarak şu ifadelere yer verildi: “Türkiye'de
otoriterleşme giderek güçleniyor ve medya çoğulculuğu tartışmalı hale geliyor.
Eleştirenleri yıpratmak için her türlü yol kullanılıyor.”
Sadece bu da değil, gazeteciler sık sık Cumhurbaşkanına
hakaretle, terör örgütü propagandası yapmakla, devlet sırlarını ifşa etmekle,
soruşturmanın gizliliğini ihlal etmekle, halkı kin ve düşmanlığa tahrikle,
devlet ve yargı kurumlarını küçük düşürmekle suçlanıyor.
Gerçekleri dile getirmeliyiz
Birleşmiş Milletler tarafından belirlenen amaçlara uygun
olarak, 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nde gerçekleri dile getirmek, bir
gazetecilik akademisyeni olarak benim görevimdir. Sektöre gazeteci yetiştiren
bir akademisyen olarak, medyanın özgür olmasını ve kamu yararı doğrultusunda bu
özgürlüğünü kullanabilmesini istiyorum. Ülkemin basın özgürlüğü karnesinden hiç
memnun değilim. Gazetecilerin gazetecilik faaliyetlerinden dolayı soruşturma
geçirmelerinden de hiç memnun değilim.
Gelecek 3 Mayıs’larda daha pozitif yazılar yazabilmek umuduyla tüm gazetecilerin 3 Mayıs Basın Özgürlüğü Günü’nü kutlarım.



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder